Sayfalar

3 Eylül 2013 Salı

Bugün Ağlamak Yok




                                                    Bugün ağlamak yok. O yaşayacak, öbürü mutlu 
                                                    olacak, diğeri büyüyecek ve ben sevineceğim.


30 Ağustos 2013 Cuma

Bazı Kadınlar... ( Miranda, Yeliz, Meryem )



Uzun zamandır yokum.
Malum dünya düşüyoruz kalkıyoruz ama eski alışkanlıkları bırakamıyoruz. Birkaç gündem maddesiyle geldim.

1.
Miranda Kerr'in Ciccicolina  pozlarını gördükten sonra dayanamadım.
 Bazı kadınlara annelik yakışır. Kilo almazlar,çatlamazlar, yüzlerine bir aydınlık gelir, doğurunca lolitalaşırlar. 

Miranda zaten on numara biliyoruzda suratında bir ebeleklik, şapşallık vardı atmış onu bu kız daha bir güzel olmuş sanki.



2.
Yeliz Şar sonunda evlendi. Haber eski biliyorum ama anam o kız neydi öyle???
Nişanlandıkları günden itibaren "Biz evlenceez" diye her magazine ,
"Bak bu da yüzüğüm" diye her kameraya koşan nasıl mutlu nasıl mutlu bir kızdı.
Heyecanından düğün tarihini bile öne çekti.

Boş ver ayrıntıyı kıytırık bir nikah salonu, beyaz bir tül yumağı işte günün sonu!



3.
Ah Meryem vah Meryem !
Bi yanı Türk işte duygusal.
Bak elin WİLMA ELLES ine yani Carolin e onda bu piyasada tükenecek sonra aşık olup hamile kalıp bi de terk edilecek göz var mı ! Maşallah cin cücüğü gibi.

ÖPTÜM.



26 Eylül 2012 Çarşamba

Masalsı Bir Kış İsteyenlere



Masalsı bir kış geçirmek isteyenler için yaratılmış...
Modelini çok sevdim.
Benim için biraz fazla olsa da siz ben gencim, inceyim ve asla sıradan değilim zaten masal diyarından geldim diyorsanız  buyrun efendim.

Benim bir önceki sezon favorim ise burada



21 Eylül 2012 Cuma

Idealia – Kullanıcı Deneyimi




Kullanıcıların görüşleri benim için çok değerli. Zaman zaman farklı kozmetik ürünleri ile ilgili deneyimleri, en iyi ürünü bulmak adına sizlerle paylaşıyorum. Bakın bir okuyucu yaşadığı Idealia deneyimini nasıl paylaşmış;

Mevsim geçişleri, yoğun iş yaşamı ve yaşanmışlıkların en güzel hediyesi(!) olan yüzümdeki kırışıklık ve düzensiz cilt rengi…  Yazın bronzlaşan tenimin altında o kadar göze çarpmaz; yaz bitiminde tenimin açılmasıyla beraber tekrar gün ışığına çıkar ve kendimi kötü hissetmeme sebep olurlar. Bu dönemlerde özel bir arayışa girip; cildimi genel olarak toparlayabilecek piyasadaki bakım kremlerini özenle tarayıp, sonunda aradığımı bulduğumu zannedip, sevinip bir aylık kullanım sonucunda uğradığım hüsrandan söz etmeye bile gerek yok. İdeal cildin hayal olduğunu düşünürken; Idealia ile karşılaştım. Kullanımım sonucunda şunu rahatlıkla söyleyebilirim: kırışıklık görünümünde gözle görülür bir azalma ve genel olarak pürüsüz, renk tonu düzenli, ışıltılı bir cilde kavuştum. Artık cildime gereken değeri verdiğimi hissedip, güne daha dinç başlıyorum. Idealia kreminin yapısında bulunan Kombucha adlı aktif maddenin içeriğinde doğal olarak vitamin, polifenol ve AHA, cilt kalitemi iyileştiren en iyi dostumlar oldu. Gelsin sonbahar, yaprak ve soğuklar... benim cildimin artık yeni nesil bir bakım kremi var!

Vichy’nin Facebook ve Twitter hesaplarını takip edenler; Idealia ürünü ile tanışma fırsatı yakalayabilir, #idealiabenimkremim hashtag’i ile Twitter üzerinden konuşmaya dahil olabilirler.

https://www.facebook.com/VichyTurkiye
https://twitter.com/VichyTurkiye
Bir bumads advertorial içeriğidir

20 Eylül 2012 Perşembe

Eylül Güzellemesi




Benim için yılbaşı eylül ayıdır.
Sezon eylül de başlar. Okullar açılır , anlaşmalar imzalanır, yıllık izinler biter,düğünler olur...
her şey değişerek kışa girilir ta ki diğer eylüle kadar.

 Deniz dingin, güneş biraz nazlıdır.
ama hepsinden güzeli sen ne kadar koşuştursan da tabiat yavaşlar, dinginleşir.
ve dinlemeyi bilirsen orası huzur doludur.


3 Eylül 2012 Pazartesi

Boyner Ailesinin İki Gün İki Gece Süren Düğünü



Cem Boynerin kızı Emine Boyner Ayvalığın önde gelen ailelerinden Kürşat Zeytinyağlarının ikinci kuşak varisi Ali kürşat ile evlendi.

Boynerlerin Cunda adasında bulunan çiftliğinde kendine has dokusu ile tam bir yaz sonu düğünü yaşandı.
Düğün iki gün iki gece sürdü. İlk gün Nikah töreni İkinci gün düğün daveti gerçekleşti.

Düğüne 600 seçkin konuk taşındı ve KOÇ ailesi tam kadro iştirak ettiler efendim.

Davetliler düğüne özel uçak ve teknelerle katıldı. Ayvalıktan Cundaya ise Zodyak Botlarla geçildi. Gelin hanım ise bu cici kayıkla geldi.




Gelin ve damat oldukça sadeydi ki bu onların bu konuda ne kadar kompleksiz olduklarının kanıtı.
Davetliler ise gayet rahat kostümler seçmişti gelin çıplak ayaklı, gelinin babası da şortlu olunca sosyete şöylee bir salıverdi kendini.



Bizlerde böylece harika bir düğüne tanıklık etmiş olduk. Hayalimdeki gibi bir düğün daveti.  Taş binanın önünde dokunun korunduğu şu eski tip yer mermerlerinin üzerinde çekilen düğün fotoğrafını Çırağan Sarayına değişmem dermişim :) Neyse efendim bize düşen tek bir kelime var o da,

                                                                                Mutluluklar !



26 Ağustos 2012 Pazar

Bu Yaz Kimler Geldi Kimler Geçti




Bol güneşli bir yaz geçirdik ve son demlerini geçirmeye devam ediyoruz.
Bu sene benim açımdan ekstra bir durum söz konusuydu. Güneşle pek haşır neşir oldum. Kuntakinteye döndüm.
Aslında bu  pekte sevimli bir durum değil. Maalesef  güneşin zararları düşündüğümüzün çok ötesinde.
Şimdi  bu güneş kremleri çok mu masum dediğinizi duyar gibiyim. Yok maalesef değiller.

Şu koruyucu olayına biraz bakalım.



Güneş koruyucuları fiziksel ve kimyasal olmak üzere ikiye ayrılıyor.

Fiziksel olan ( Sunblock ) koruyuculara örnek vermek gerekirse bir zamanlar hepimizin kullandığı Sebamed en iyi örnek. Bu koruyucular Çinko ve titanyum oksit içerir ve sıfatınıza o meşhur beyaz tabakayı verir. Bu tabaka ışığı geri yansıttığı için fiziksel koruma sağlanır.

Kimyasal koruyucular ( Sunscreen ) ise "Avobenzone" içerir. Bu tip koruyucuların içerisindeki kimyasallar güneşin zararlı ışınlarını engeller ve beyaz tabaka bırakmaz ama kimyasallar güneşle birleşince çok daha tehlikeli bir hal alıyorlar.


Bu sıkıcı bilgileri atlayıp yazıya direk buradan da başlayabilirsiniz.

Bu yaz kullandığım ve bitirdiğim ürünler." O ha iyi misin sen kızım " derseniz de boynumu bükerim. Sesimi çıkarmam. Bu dört ürünü kolayca iki cümleyle anlatıp bitireceğim.

Murad Sunblock Spf 30 :  Gereksiz bir ürün. Tek kelimeyle bir işe yaramıyor. Yapısı dokusu kokusu sizi tatmin etmekten çok uzak. Üstelik normal koruyucuların iki katı fiyata sahipken. Nivea alın daha iyi. Arada çok bir fark olmadığını göreceksiniz.

Bioderma Photoderm Spot 50+ :  Bu ürün özellikle de yüz bölgesine lazer yaptıranlar için biçilmiş kaftan. Yazın lazere ve güneşe bağlı yüzdeki lekelerin ve kahve rengi noktaların oluşmaması ve var olanların hafiflemesi için. Çok akışkan. Beyaz tabaka bırakmıyor. Gayet başarılı kokusu iyi ama çok az miktarda ve biraz pahalı.

Vichy Capital Soleil 50+  : Piyasada çok kullanılan bir ürün. Vichy nin hediyeli paketlerinde mutlaka yer alan koruyucu. Akışkan bir yapıda. Yüzde biraz beyazlık bırakıyor. Koruması gayet iyi. Yüzde leke sorununuz yoksa ve şehirde değil denizde kullanmayı düşünüyorsanız gayet iyi. Yüzüm denizde kızarmadı ki açık tenliyim.

Loreal Anti- Wrikle & Brown Spot 50 + : Bu ürün açılmamış bir şekilde dolapta bekliyordu. Pek bir beklentim yoktu. Ucuz diye stoklanmıştı fakat ummadık taş baş yararmış. Çok memnun kaldım. Birincisi çok akışkan ve maske etkisi sıfır. Sanki yüzüme hafif bir nemlendirici sürmüş gibiyim. Ayrıca yüze güzel bir matlık veriyordu. 
Lekelere karşı etkili tıpkı Bioderma gibi... 

Daha ne olsun fakat üzücü haber memnun kalınca bu sene hemen alayım dedim ama o da ne artık Loreal türkiye bunu getirmiyormuş ama çok ayıp ediyor.

Sonuç olarak yeni koruyucu arayışına başladım bile. Tavsiyelerinizi merakla bekliyorum.

12 Ağustos 2012 Pazar

Fotoğraf Makinen Sana Özel Olsun





Bloğumdan aylardır uzaktayım ama sizi hep takip ettim. Şimdi bomba gibi geri döndüm diyelim ve hemen başlayalım.

 Tatil aylarındayız malum... Herkesin boynunda eksiksiz bir olmazsa olmaz var oda fotoğraf makinesi.

Bu makinelerin askıları hep dikkatimi çekmiştir. Canon, Nikon ... hiç farketmez boynuna geçiren herkeste bir Sadettin Teksoy havası o değil yaşlısı genci şort giyeni peştemalle gezeni , o askıyı takınca aynılaşıyor :)
Farklılaşalım diyenlere küçük bir öneri. Çok hoşuma gittiler. Buyrun fikir babaları

Bu papyonlu gibi unisex modellerde var.




23 Haziran 2012 Cumartesi

Gördüğüm En eğlenceli Evlilik Teklifi





O kadar eğlenceli ve güzel ki... İmrenmemek elde değil. Bugün kaç kez izledim bilmiyorum. 
Bizim Türk erkekleri bu tarz etkinlikleri ya çok klişe yapar. Romantik bize özel hesabı geçiştirir veya gereksiz gövde gösterisine dönüştürür. 

Bir tanıdığım İzmirde sevgilisine yolun ortasında evlenme teklif etmiş ve anlaştığı şirket tam o sırada gelip bunları alkışlayıp kıza keman çalmıştı ama işin traji komik kısmı aynı gurup sadece üç gün sonra aynı yerde başka birine şak şak çekiyordu :) Hiç etmeseydi daha iyiydi sanki :) 

Umarım hayatınız boyunca güzel sürprizlerle karşılaşırsınız. Bol bol mutlu olursunuz.

Bu arada video boyunca bize muhteşem şarkı  Bruno Mars Marry You eşlik ediyor.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Sarte 'ın Bir Sözü Vardır



Aklımda yıllar öncesinden kalma bir tablo var. Bir akşam fakülteden bir sürü hoca gelmiş oturuyoruz. Ben de çömezim daha, hani okulun ilk yılları hesabı oturuyorum bir köşede. Sevgili Dr. ablamızda o gece bizimle ve anlatıyorda anlatıyor. İnsanlar, reiki, üst bilinç, enerji, çakra... 

Ben gülümseyerek bir köşede konuşulanları dinlerken şu an adını ve simasını tam olarak hatırlayamadığım bir hoca beni işaret ederek şöyle diyor :
 " Onun bunlara hiç ihtiyacı yok de mi Deniz... Bak nasıl güzel gülümsüyor. Her şey tertemiz."

O an aklıma kazınan bu sözleri ve anlamlandırmaya çalıştığım şifa çabalarını şimdi deneyimlerken buluyorum kendimi ve bakarken kendime diyorum ki her şey ne kadarda karmakarışık, zor ve bunaltıcı.

Sarte'nin bir sözü vardır ya "Cehennem başkalarıdır" 

İşte bu insanlar değil midir hep sorun. Onlar sizin terbiyeciniz. Onlar bizim cehennemimiz.

Sizi döven kocanız, sevmeyen anneniz, terkeden sevgiliniz, aşağılayan patronunuz, " aa kilo mu aldın sen" diyen kız arkadaşınız, entrikalar kuran dostunuz, kazık atan kardeşleriniz...

Benimde pek çok terbiyecim var. Üstelik hiç azalmıyorlar. Allah iyiliğimi istiyor biliyorum ama ben şimdi bir cehennemin içinde yaşıyorum.

 Olacak iş mi  hani bu dünya zevk-i sefa yeriydi. Öbür dünyaya kalmıştı hesabım. Burada Cehennem orada cehennem. 
Bu işte bir yanlışlık var.

1 Nisan 2012 Pazar

Lezzetli Blogcular




                                nilerturk.net                                                                    roostblog.com




Oley oley oley....

Malum bahar geldi. Kokusu her yandan hissettiriyor kendini. Doğa uyandı. İnsanlar dışarıya akın eder oldu.


Uzun zamandır blog aleminden uzak olsamda blogculara gelen baharı görmezlikten gelemezdim. Kombinlerini sizler gibi çok sık takip ettiğim moda bloglarına da baharın gelmesi beni çok mutlu etti.

Özellikle bu hafta hepsi lezzetli ve renkliydi.





Nil, Muzır ve şık bir elma şekeri tadında
Aysun, tek kelime ile asil bir beş çayında
Berilla, dinamik, enerjik... Bayıldım. Buz gibi ve tatlı 
Deniz, vişne tadında çorabı ile tam bir renk uzmanı 
Fido, hem romantik hem asi, tatlı - ekşi meyve kokteyli

Daha ne olsun !


                             aysstyle.blog                                                    chicgorgeous.blogspot



                 berrilla.blog                                                               cilieginasullatorta



                            denizsaatcioglu.blog                                    cilieginasullatorta.it



                           fido-land.blogspot                                                           weheartit.com

21 Mart 2012 Çarşamba

Bahar Başlangıcında 21 Günlük Niyet Çlışması






21 gün niyet çalışması
Beyin nöron denilen küçük sinir hücrelerinden oluşur.
Bu nöronlar diğer nöronlarla bir sinir ağı kurmak için küçük dallara sahiptir.
Bu sinir ağında fikirler, düşünceler ve duygular oluşturulur ve birbirine bağlanır.
Hepsinin birbiriyle olası bir ilişkisi vardır.
Bir nöronun yeni bir bağlantı kurma süresi 21 gündür. 21 günde hücre bölünmesi gerçekleşir. Bu ne demektir?
Bir davranışı, bir duyguyu, düşünceyi, davranış modelini 21 gün boyunca devam ettirmek kurulan yeni nöron bağlantısı sayesinde o davranışın alışkanlık haline gelmesini, o duygu ve düşünce içinde olmamızı sağlar.
Olumlu konuşmak ve düşünmek neden çok önemlidir?
Dil ne söylerse beyin onu yapar,
Sözlerinizle birlikte davranışlarınızda değiştiğinde siz değişmeye başlarsınız.
Siz değiştiğinizde yaşamınızda değişir.
Bir bakarsınız ki yaşamınız söyledikleriniz, düşündükleriniz, davranışlarını​z olmuş.
Büyüklerimizin de söylediği gibi “Bir şeyi kırk kere söylersen olur” derler. Gerçeğinizin ne olmasını istiyorsanız ona odaklanın.
Kendiniz, yaşamınızdaki insanlar ve yaşamla ilgili tüm düşünceleriniz bu yüzden çok önemlidir.
Olumlu bakarsanız olumlu bir hayat, olumsuz bakarsanız olumsuz bir hayat yaşarsınız.

21 gün boyunca istikrarlı bir şekilde neye inanıp onu tekrar ederseniz gerçeğiniz olacaktır.
Bu yüzden lütfen korkularınıza enerji vermeyin, dillendirmeyin.
Bu şekilde defalarca deneyimler yaşadınız. Şimdi bunu bırakın, korkuyu kabul edin ve farklı düşünün farklı davranın. Aynı olumsuz, üzen olayları, aynı ilişkileri yaşamaya devam etmek, aynı düşünce kalıplarımızı ve davranış şekillerini taşıdığımızı aslında bir yandan bu davranış ve düşünce şekline bağımlı olduğumuzu gösterir.
Davranışlarınızı değiştirdikçe eski kalıplarınız kırılacak yeni davranış şekliniz belli bir süre sonunda yaşamınızda olacaktır.
Sonsuz olasılıklar içinde yaşadığımızı hep hatırlayalım. Her an yaşamınızın akışını değiştirme olasılığına farklı düşünme ve davranma seçimine sahipsiniz.  

Bu çalışmanın amacı nedir? Niyet etmek neden önemli?  

Öncelikle niyet etmek bulunmuş olduğunuz durumdan çıkmanızı sağlar.
Durum işsizlik, evlilik, borçlar vs. olsun.
Genellikle konuşmalar şöyle geçer. Aylardır işsizim, param kalmadı iş yok, kriz var, evlenmek istiyorum doğru bir eş yok,evliliğim kötü gidiyor, borçlarım birikti nasıl ödeyeceğim,imkan yok vs…
Aslında yaşanan şudur…
Olaylar bir kere olur, bir kere yaşanır ama biz 99 kere hem kendimize hem başkalarına olan durumu defalarca söyleriz.

O olumsuzluğu yaydıkça olayı daha da büyütür, tıkanır kalırız. Sonra bir bakarız ki hep olumsuzluğun içinde kaybolmuş gideriz. Çözüm yok, yapılacak bir şey yok deriz.
Lütfen bunu yapmayınız…

Hep şöyle düşünün ne olursa olsun en kötü olay karşısında bile tamam bu oldu ve bitti.
Şimdi ne yapmamız gerekiyor? Şimdi nasıl ilerleyebilirim? Diye bilmek, olaydan çıkmak için hazırlanmanızı sağlar.

Niyet etmekte işimizi kolaylaştıran araçlarımızdan biridir. Yaşanan bu durumlardan biri için örnek çalışma:  
Borçlarım var. TL, kadar bu ay sonuna kadar ödeme yapmam gerekiyor. Bunu karşılayacak param yok.
Şu an için yok bunu kabul ediyorum.
Bugüne kadar bu durumla ilgili hep söylendim, şikayet ettim. Bunun da tüm borçlarımın da sorumluluğunu alıyorum.
Ben şimdi bütün ödemelerimi kolaylıkla ve rahatlıkla ödemeye, tamamlamaya niyet ediyorum, benim seçimim budur diyoruz.
İşte bu 21 günlük çalışmaya bu niyet ile başlayarak olan durumu kabul ediyoruz.
Bir hedef koyuyoruz. Söylenmeyi bırakıyor ve yaşanılan, sorun olarak görülen durum için çözüme yönelik adım atmaya başlıyoruz. Sonuca yani koymuş olduğumuz hedefe odaklanıyoruz. 21 gün boyunca olumlu düşünüyoruz, davranışlarımızı değiştiriyoruz. Küçük adımlar atmaya başlıyoruz. Aslında borçlu durumda kalma enerjisinden çıkarak ödeme durumunda olan içinde çözümlerin olduğu enerji frekansına geçiyoruz.  

21 gün niyet çalışmaları sonucunda ne beklemeliyiz?  

Bu çalışma koymuş olduğunuz hedefe odaklanmak için yapılan bir çalışmadır. Bu çalışmanın en önemli özelliği koyulan hedef için adım atarken buna engel olan şeylerinde farkına varmak. Bu engellerin iyileşmesini sağlamaktır. Aslında bunu yaparken yaşamınızdaki diğer olaylarında nasıl iyileştiğini görebilirsiniz.                                                                                       Alıntı :    Ferihandiril.com

20 Mart 2012 Salı

Ekinoks Dilekleri




Bugün ve yarın özel günler. Ekinoks  zamanı bol bol dua edin. Işığınız yükselmesini isteyin.
Karmanızın şifalanmasını dileyin.
Bilerek veya bilmeyerek yaptığımız her şeyin için içinizden af dileyin.
İşe kendimizi affetmekle başlayabiliriz.

Bugün kimseye kızmayın. Şükrederek hep dua edin.

Hayatınızdaki blokajların çözülmesi için umut ışığı taşıyın ve Allaha güvenin.

Sevgilerle...

6 Mart 2012 Salı

Dertleşmek İstedim...




Blogumda üzücü şeyler yazmak yada kendi hayatımdan bahsetmekten hep kaçınıyorum neden böyle yaptığımı bilmesem de bu sefer  içimden yazmak dertleşmek geldi. 

Çok sevdiğim canım babam kalp hastası ve zatürre ye yakalandı. Bilenler bilir bu rahatsızlık kalp hastalarında çok tehlikeli...
Doktor babamı hastaneye yatırmak istedi ama babam zaten bir ay önce yoğun bakımdan çıktığı için yatmak istemeyince önce evde tedavisi yapılacak sonrada hastaneye yatırılacak. Dışarı çıkması yasak. 

Bu sinsi hastalığı biran evvel atlatmasını diliyorum Allahımdan. 

O benim için hep bu fotoğraftaki gibi kocaman karlı bir dağ gibi...

Daha fazla yazamayacak kadar üzgünüm. 


27 Şubat 2012 Pazartesi

Angelina Jolie nin Ayrık Bacağı




Angelina Jolie,  Oscar ödül törenine Atalier Versace marka kadife bir elbise ile katıldı.

Öncelikle ben kadife kumaşın böyle belden atraksiyonlu kullanımını sevmiyorum. İnce bir kumaşın yarattığı zarafetten uzak bir görünüm sergiliyor. Alttaki fotoğrafa dikkatli baktığınızda Perde kumaşı gibi görünen kadife elbise beni pek bir itti.




Ve vee ve gelelim o uzun yırtmaca Twitterı sallayan ayrık duran sağ bacağına. 
O bacak bütün bir gece ayrıktı, hep ayrık.


Aman Allahım resmen kadında kalça çıkığı varda  sağ bacağı yerinden oynamış gibiydi !




Angelina Jolie son zamanlarda pek çok kez bacak dekoltesi tercih etmişti. Diğerleri on numara ama bu sefer tam bir facia olmuş.


9 Şubat 2012 Perşembe

Gamze Annenin Bu Mübarek Gecede Duamıza İhtiyacı Var



Gamze Anne nin Dularımıza ihtiyacı var. Çok yakın bir zamanda kanser olduğunu öğrendi ve minicik bir evladı var.

Yapabileceklerimiz için Deli anne yi ve son gelişmeler için pinikkuş u takip edebilirisiniz.

Sevgilinle Aşkınız Roman Olsun







Geçenlerde internette gezinirken reklamını gördüğüm bu site çok hoşuma gitti. Sevgililer gününde yaklaşmışken güzel bir sürpriz yapmak isteyenler için ideal bir seçenek olduğunu düşündüm.

Adı "Sevgili Kitabı". Bu siteye girip 'Kitabını oluştur' butonuna basıyorsunuz. Tanışma hikayenizi yazıp kitabın sayfalarının renklerini seçip ayrıntıları bitirdiğinizde 28 sayfalık resimli aşk kitabınız hazır oluyor. Tabi kitabın adı da size ait :)

Ayrıntılar için Tık Tık